Written by 21:41 Çeviri

SSCB Neden Dağıldı? – III

Tural Həmid yazdı, Leyla İsayeva Gergedan Dergi için Türkçeleştirdi.

Azerbaycanlı tarihçi Tural Həmid’in Azlogos’ta yayımlanan “SSRİ niyə dağıldı?” başlıklı makalesini Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Doktora Öğrencisi Leyla İsayeva’nın çevirisiyle sizlere sunuyoruz. Makalenin üçüncü bölümünde Həmid, Parti Konferansı’nda ortaya çıkan hizipleri, Gorbaçov’un Yeltsin karşısındaki yenilgisini ve büyüyen kayıt dışı ekonomiyi ele alıyor.

Dizinin önceki yazısı için tıklayınızSSCB Neden Dağıldı? – II


XIX Parti Konferansı: Haziran 1988

Haziran 1988’de başlayan XIX Parti Konferansı, parti içindeki ideolojik parçalanmayı açıkça gösteriyordu. Politbüro’nun muhafazakâr üyeleri, ekonomik durumun kötüleşmesi nedeniyle reformlara karşı çıktılar. Daha radikal olan üyeler Yakovlev, Shevardnadze, Ryzhkov ve Medvedev azınlıktaydılar. Gorbaçov, her zamanki gibi, herhangi bir fraksiyonun görüşlerini kabul etmiyor, her zaman bir orta yol arıyordu. Parti Konferansında konuşan Yakovlev muhafazakarları hedef aldı. Yakovlev, konferans katılımcılarına yeniden yapılanma ya da geri çekilme arasında bir seçim yapmalarını emretti. Yakovlev’in konuşması radikallerin tartışmayı kazandığını gösteriyordu. Ligachev otoritesini yavaş yavaş yitirmeye başladı ve bir süre sonra Sekretarya toplantılarına başkanlık etme hakkını kaybetti. Parti konferansında yeni kararlar alındı. Gorbaçov, Partinin yerel başkanının Yerel Konsey Başkanı olmasını tavsiye etti. Böylece, Parti ve Meclis ayrı kurumlar olarak değil, tek bir kurum olarak işlev görecekti. Lenin’in zamanından beri önemini kaybeden SSCB Halk Milletvekilleri Kongresi yeniden değer kazandı. Reform, Yüksek Sovyet Prezidyumu Başkanının rolünü değiştirdi. Şimdiye kadar bu makam bir süs fonksiyonu görüyordu. Başkanlık Andrei Gromyko tarafından yürütülüyordu. Gorbaçov bu görevi üstlenmek istediği için, Gromyko’yu görevden uzaklaştırdı.

Bununla birlikte, konseyde yeniden yapılanmaya muhalifler de vardı. Bunlardan biri yazar Yuri Bondarev idi. Bondarev, yeniden yapılanmayı, “kalkıştan sonra nereye ineceğini bilemeyen bir uçakla” kıyaslıyordu. Ona göre, yeniden yapılanmanın net bir amacı ve yönü yoktu, yerine yeni bir şey konmadan önce her şey yıkıyordu. Karşılığında Boris Yeltsin yaptığı konuşmada güçlü bir izlenim bırakmıştı. O, Partinin bölünmesine karşıydı ve bunu “partide özel komünistler olamaz” teziyle haklı çıkarmaya çalışıyordu. Yeltsin’e, özellikle de nomenklaturaya yönelik saldırıları nedeniyle kırsal alanlarda güçlü bir destek vardı. Köylülerin yaşadığı sıkıntıları ona yazdıkları mektuplardan biliyordu ve durumu kendi lehine çevirmeye çalışıyordu.

Halkta Raisa Gorbaçov’a büyük bir nefret vardı. Raisa Maksimovna, genellikle Sovyet insanı için lüks olarak kabul edilen kıyafetler giyiyor, marka mağazalardan alışveriş yapıyordu. Kredi kartına sahip olduğuna dair söylentiler bile vardı.

Gorbaçov, ülkenin sorunlarının ana sebebinin parti aparatı olduğundan şüphe etmedi. Bu nedenle, Eylül ayında Siyasi Büro parti aygıtının yeniden düzenlenmesi ve azaltılması konusunu ele aldı. Ligachev, bu değişikliklerin bir sonucu olarak partiden 800 bin kadar kişinin çıkarıldığını bildirdi. Bu durum ise karışıklığa ve disiplinin tamamen bozulmasına yol açtı. Parti kadroları Genel Sekreteri tüm sorunların kaynağı olarak görmeye başladı. Halkta ise, Mihail Gorbaçov’un eşi Raisa Gorbaçov’a büyük bir nefret vardı. Raisa Maksimovna, Gorbaçov’un ziyaret ettiği neredeyse tüm ülke ve şehirlere onunla beraber gidiyordu. Seyahat ederken, genellikle Sovyet insanı için lüks olarak kabul edilen kıyafetler giyiyor, marka mağazalardan alışveriş yapıyordu. Kredi kartına sahip olduğuna dair söylentiler bile vardı. Durumun vahimliği, Mihail Gorbaçov’un Aralık 1988’deki ABD’ye yaptığı resmi ziyaret sırasında yetkililerin Raisa Maksimovna’ya sadece Sovyet yapımı kıyafetler giymesini ve alışveriş etmemesini tavsiye ettiği noktaya gelmişti (Pixoya, 1998:483-484).

Rusya Komünist Partisi’nin Kurulması

1989’ta, reformun sonucu olarak oluşan SSCB Halk Milletvekilleri Kongresi seçimleri düzenlendi. Bu seçimler SSCB tarihinde ilk serbest seçim olarak kabul ediliyordu. Resmi olarak, seçilen milletvekillerinin %86’sı komünistti, ancak parti düzinelerce hiziplere bölünmüştü. Milletvekillerinin çoğu işletme ve idare yöneticileriydi. İşçi ve köylüler ise milletvekillerinin sadece %6’sını oluşturuyordu. Parlamentoda KGB dahil olmak üzere özel hizmet organları da temsil ediliyordu. Ukrayna SSC’de yapılan seçimlerde anti-komünistler milletvekillerinin yaklaşık dörtte birini teşkil etmekteydi. KGB Başkanı Vladimir Kryuchkov, Gorbaçov’a ülkenin çöküşün eşiğinde olduğunu bildirdi. Rus SFSR Yüksek Konseyi Gorbaçov’dan daha fazla güç istiyordu. SSCB Yüksek Konseyi Başkanı Anatoly Lukyanov açıkça muhaliflik ediyordu. Halk da kuyruklarda beklemekten yorulmuştu. 1 Mayıs’taki gösterilerde, binlerce insan ellerinde “Politbüro istifa etsin”, “KP SS defolsun”, “Marksizm-Leninizm defolsun” sloganlarının yazıldığı afişler taşıdılar. (Pixoya, 1998: 521). 1917’ten beri yasaklanan üç Renkli bir Rus bayrağı sokaklarda görünmeye başladı. Rusya’da yoğunlaşan muhalefeti yatıştırmak için Gorbaçov, Rusya Merkez Komitesi Bürosunu kurmaya karar verdi. Böylece 19 Haziran 1990’da Rusya Federasyonu Komünist Partisi’nin kuruluşunu ilan etti.

Seçilen milletvekillerinin %86’sı komünistti, ancak çoğu işletme ve idare yöneticileriydi. İşçi ve köylüler ise milletvekillerinin sadece %6’sını oluşturuyordu.

Bu döneme kadar, Rusya Komünist Partisi’nin kurulması girişimleri olmuştu. Stalin’in döneminde Leningrad komünistlerinin bu arzusu onların sürgün edilmesine yol açtı. Rusya her zaman SSCB Komünist Partisi tarafından temsil edilirken, Rus partilerinin varlığı milliyetçilik ve merkezkaç olarak algılanıyordu. Eski komünistlerin bu konudaki konumu ne kadar haklı olduğunu zaman gösterdi. Genel Sekreter olarak iki esas aday vardı. Muhafazakâr (komünist) güçlerin adayı İvan Polozkov ve liberal kanadın adayı ise Boris Yeltsin idi. Gorbaçov’un müdahalesiyle İvan Polozkov sekreter seçildi. Sov.İKP’nin tüm Rus üyeleri otomatik olarak RSFSR KP üyesi oldu. Ancak Polozkov’un seçimi Sov.İKP’de istifalara yol açtı. Reformcuların çoğu, Rus SFSR’nin KP’sine katılmayı reddetti. Sov.İKP’den ayrılan önde gelen isimlerden biri de Boris Yeltsin oldu.

16 Mayıs-22 Haziran 1990 tarihleri arasında düzenlenen RSFSR Halk Milletvekillerinin I. Kongresinde RSFSR Yüksek Konseyi Başkanı seçilmesi gerekiyordu. Burada da Polozkov ve Yeltsin birbirleriyle mücadele ediyorlardı. Gorbaçov, Yeltsin’in milletvekilleri Konseyi Başkanı olarak seçilmesini önlemek için mümkün olan her şeyi yaptı. İlk turda ve ikincisinde ne Polozkov ne de Yeltsin zafer kazanamadı. Yeltsin, küçük bir farkla Polozkov’un önündeydi. Üçüncü turda Gorbaçov, Polozkov yerine Kremlinin adayı olarak Alexander Vlasov’u onayladı. Üçüncü turda yapılan oylamada, Yeltsin 535 oyu, Vlasov 462 aldı. Böylece, 73 oy farkıyla Boris Yeltsin, RSFSR Yüksek Konseyi Başkanı seçildi. (Pixoya, 1998: 523).

Yeni kurulan RSFSR Komünist Partisinin liberal kanadına, Rusya’da oluşan “Demokratik Rusya” liberal hareketi etki ediyordu. Resmi olarak Ekim 1990’da ortaya çıkan bu harekât, Rusya şehirlerinde büyük destek almıştı. Yeltsin, RSFSR Yüksek Konseyi Başkanı seçildikten sonra Rusya Federasyonu başkanlığını kurmayı teklif etti. O, SSCB Komünist Partisi’nin Rusya’nın işlerine müdahale etmemesi için cumhurbaşkanını halkın seçmesini önerdi. Gorbaçov, Yeltsin’e SSCB’nin bir parlamenter cumhuriyet olduğunu, bu gücün halkın değil, parlamentoya ait olduğunu söyledi. Yeltsin’e müttefik cumhuriyetlerden gelen destek Gorbaçov’u şaşırtmıştı. Gorbaçov geri çekilmek zorunda kalarak, tüm müttefik cumhuriyetlerde cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini kabul etti. Yeltsin’in RSFSR Yüksek Konseyi Başkanı seçilmesi, Rusya ve SSCB arasındaki halihazırda var olan uçurumu daha da derinleştirdi. 12 Haziran RSFSR Yüksek Konseyi RSFSR egemenliği deklarasyonunu kabul etti. RSFSR yasaları Sovyet yasalarından daha üstün güce sahip idi. (Sakwa, 1999: 452-453).

Bu karar Gorbaçov için ağır bir darbe oldu. Rusya’da bundan sonra sadece Rusya için önemli olarak kabul edilen siyasi kararlar alınacaktı. Aslında Sovyetler Birliği’nin çöküşü aynı gün başlamıştı.

Rusya’da bundan sonra sadece Rusya için önemli olarak kabul edilen siyasi kararlar alınacaktı. Aslında Sovyetler Birliği’nin çöküşü aynı gün başlamıştı.

Ekonomik Sorunlar

Perestroyka öncesi SSCB’de 3 banka vardı: Devlet Bankası (GosBank), Stroybank ve Vneştorgbank. (Pixoya, 1998: 509). 1991’in ortalarında ülkede 1500’den fazla banka faaliyet gösteriyordu. Ocak 1991’de, Rusya Yüksek Konseyi özel mülkiyeti yasallaştırdı. Bu yasa arazi, sermaye ve üretim araçları ile ilgiliydi. Özel işletmeler oluşturmak artık mümkündü. İşletme sahipleri istedikleri kadar işçi çalıştırabilirlerdi. Bu yasa mevcut planlı ekonomiyi alt-üst etti. Rusya SFSR, kendi topraklarındaki tüm işletmeleri satın almaya başladı. Petrol, gaz ve madencilik endüstrileri RSFSR’nin mülkiyetine geçmeye başlamıştı. Bu tür adımlarla Sovyet ekonomisinin durgunluğu başladı. Ekonomi yavaş yavaş parçalanıyordu. Hafif sanayi işletmeleri devlet emirlerini yerine getiremiyordu. Artık ürünleri para için değil, diğer dolaşım araçları ile değiştiriyorlardı. Özellikle çoğu yerde tütün ve votka için kuyruklar oluşmaya başlamıştı. Halk arasında, böyle bir anekdot vardı: “votka için sıraya girmekten bıkan bir kişi tüfeğini eline alarak Gorbaçov’u vuracağını söyleyerek kuyruktan çıkıyor. Bir süre sonra adam geri geliyor.

– Onu vurabildin mi?
– Hayır, vuramadım.
– Neden vuramadın?
– Gorbaçov’u öldürme sırası votka sırasından daha uzun” (Mccauley, 2007: 418).

İktidara karşı kamuoyu giderek daha düşmanca hale geldi. 1989 baharında Moskova ve diğer şehirlerde düzenlenen 350 bin kişiden fazla katılımcı ile 51 kez kitlesel gösteri düzenlendi. Gorbaçov, durumdan çıkmak için daha fazla reform sunan yeni bir hükümet kurdu. Başbakanlığa (Bakanlar Kurulu Başkanı) İvan Silayev atandı. Devlet Islahatları Komitesi Başkanı ve “500 Gün” programın yazarlarından biri olan Gregory Yavlinsky Başbakan Yardımcısı ve Uluslararası Finans kuruluşlarında deneyime sahip olan Boris Fedorov ise Maliye Bakanı olarak atandı.

Ekonomik krizden kurtulmak için hükümet iki plan hazırladı. Akademisyenler Stanislav Şatalin ve Gregory Yavlinsky tarafından hazırlanan “500 Gün” programı Eylül 1990’da yayınlandı ve Rusya Federasyonu Yüksek Konseyi tarafından kabul edildi. Rusya Federasyonu Komünist Partisi “500 Gün” programını “kapitalizmden önce Sovyet karşıtı ve kapitülasyon” olarak nitelendirdi. Bu programın SSCB’de uygulanması durumunda, gerçek kapitalizm kurulacaktı. Nikolai Ryzhkov ve akademisyen Leonid Abalkin sosyalist piyasa ekonomisi projesini geliştirdiler (Pixoya, 1998:506). Gorbaçov iki çelişkili reform modeliyle karşı karşıya kaldı ve her zamanki gibi orta yolu bulmaya çalıştı. Bir uzlaşma programı geliştirmek için ortak bir Sovyet-Rus Komitesi oluşturuldu. Ancak, SSCB Yüksek Konseyi Başkanı Anatoly Lukyanov giderek reformlara direndi.

Pravda gazetesinin okuyucuları gözlerine inanamıyorlardı, Kayıt dışı ekonomiyi resmi hale getirmeyi teklif ediyorlardı.

1989 Aralık ayında, resmi kurda 1 dolar 5 rubleyken, karaborsada 1 dolar 15 rubleye değiştiriliyordu. Sadece Moskova’da 100.000’den fazla para spekülatörü faaliyet gösterdiğinden, reform çok etkisizdi. 1990 yılında önerilen “500 Gün” programı, karaborsa bayileri için iyi bir haber olmuştu. Bu bağlamda, “serbest pazara geçiş mantığı, ülkenin tümünün yararına gölge (kara) sermayenin kullanılmasını içeriyor” deniliyordu. Piyasa reformlarının destekçisi Galina Starovoytova daha da ileri gitti: “gölge ekonomide en dinamik ve girişimci iş adamları çalışıyor. Yabancı ülkelerle çok iyi bağları var” dedi. Pravda gazetesinin okuyucuları gözlerine inanamıyorlardı, Kayıt dışı ekonomiyi resmi hale getirmeyi teklif ediyorlardı.

Ülkenin karaborsasında en önemli oyunculardan biri Azerilerdi. Azerbaycanlılar SSCB’de marka ürünler satan perakende ithalat ağı “Beryozka” ve diğer döviz satan bazı mağazaları kontrol ediyorlardı. Azerbaycanlıların Türkiye, İran ve Pakistan ile ilişkileri vardı. Meyve ve sebze pazarlarını ve neredeyse tüm çiçek ticaretinin kontrolünü de onlar sağlıyordular (Mccauley, 2007: 429).

Dizinin devam yazısı için tıklayınızSSCB Neden Dağıldı? – IV

(Visited 377 times, 1 visits today)
Close