Written by 10:03 Genel

Menüde “Reset” Değil “Pause” Vardı: Rusya Açısından Cenevre Zirvesi

Deniz Tunç Kalyoncu yazdı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “ABD ile olan ilişkilerimiz son yılların en kötü seviyesinde”[1] söylemi yalnızca bir durum tespiti değildi, aynı zamanda Joe Biden ile olan görüşmesi öncesi ABD tarafına bazı konuların gözden geçirilmesi ve düzeltilmesi adına bir teklifti. İki lider, 1985’teki Reagan – Gorbaçov görüşmesinden tam 36 yıl sonra Cenevre’de, bu sefer farklı koşullar altında buluştular, yine de 1985’e referans olabilecek şekilde “bir nükleer savaşın kimse tarafından kazanılamayacağına ve böyle bir şeyin asla gerçekleşmemesi gerektiğine” dair inancı paylaştılar.

Rusya tarafı, toplantının gidişatını belirleyecek tarafın ABD olduğunu, çünkü gerilime sebep olan olayların Rusya kaynaklı olmadığını düşünüyordu ve aslına bakılırsa Rusya heyetinde yer alan Dışişleri Bakanı Lavrov ve Kremlin Sözcüsü Peskov gibi isimlerin de beklentileri çok yüksek tutmadıklarını biliyorduk[2]. Hem Kremlin’den hem de Beyaz Saray’dan yapılan açıklamalarda toplantının beş saat civarında süreceği planlanmıştı fakat molalarla birlikte yaklaşık üç buçuk saat sürdü.

Her şeye rağmen, elbette birtakım kararlara imza atıldı. Büyükelçiler görev yerlerine dönecekler, stratejik nükleer istikrar konusunda ortak bildiri kabul edildi, Ukrayna’da Minsk Anlaşması’nın uygulanması konusunda fikir birliğine varıldı, siber saldırılarla ilgili çalışmalar da genişletilecek. Bu görüşme iki taraf için de bir zaferin tadına varmaktan ziyade herkesin kendi önceliklerine geri dönebileceği bir zemini yaratacak gibi gözüküyor. Diğer bir deyişle, Rusya – ABD ilişkilerinin kullanılagelen kavramı “reset” kadar derin olmasa da taraflar krizlere “pause” deme tercihinde bulundular. ABD, bu hafta NATO’yu birçok etmeniyle tekrar bir araya getirmeyi başardı ve 2030 planlarını yürürlüğe koydu; şimdilik Rusya tehdidini deşmenin bu konuda bir anlamı olmayacak. ABD’nin kendi küresel hegemonyasını tehdit eden Çin’e yönelmesi, Rusya ile kuracağı göreli ortaklıklarda Rusya’nın Çin’e her geçen gün daha fazla yaklaşmasını önlemesi ABD’nin yeni planları arasında gibi gözüküyor. Rusya açısından ise gerilimin tırmanması belli konularda bir strateji olarak da gözükse yaptırımların ekonomiye zarar verdiği ortada ve bu durum sürdürülebilir değil, ayrıca Rusya’da Eylül ayında Devlet Duması seçimleri var.

Bu görüşme iki taraf için de bir zaferin tadına varmaktan ziyade herkesin kendi önceliklerine geri dönebileceği bir zemini yaratacak gibi gözüküyor.

Rusya Medyası ve Politologları/Analistleri Görüşmeyi Nasıl Değerlendiriyor?

Bu konuyu tartışmak için Biden – Putin görüşmesi kadar, Putin’in görüşme sonrasındaki basın toplantısına da değinmemiz gerekiyor. Öncelikle Putin’in basın toplantısı biraz yorucu geçti çünkü farklı taraflardan medya kuruluşlarının muhabirleri sorularını yönelttiler ve Biden’ın Putin’e “katil” çıkışından Aleksey Navalnıy’e kadar birçok konuda Putin’e soru soruldu. Bunların bazıları da oldukça terleticiydi. Diğer taraftan, Biden’ın Rusya’ya bağlı medya kuruluşlarından muhabir ve dolayısıyla soru kabul etmemesi Rusya cephesinde tartışma yarattı, hatta bu durum Putin’in bir üstünlüğü olarak değerlendirildi. Kremlin’e yakın kanallardan “Putin hiçbir soruyu yanıtsız bırakmamaya karar verdi, bakın şimdi ABD’li gazeteciye mikrofonu uzattırıyor” şeklinde paylaşımlar yapıldı. Hatta Rossiya 1’de (Rusya’nın bir numaralı devlet televizyonu) yayımlanan “60 Minut” programında hangi Batılı medya kuruluşundan kaç tane soru yöneltildiği -Putin’i taktir etmek amacıyla- teker teker sayıldı. Rusya’nın muhalefet kanalları ise Aleksey Navalnıy ile ilgili Biden’ın söylediklerine ve Putin’in Navalnıy hakkındaki cevabında kullandığı “vatandaş ifadesi, molotof kokteyli detayı” vb. kelimelere geniş yer verdi.

Bugünden itibaren Biden – Putin görüşmesini değerlendirecek birçok yazı yazılacaktır ama ilk izlenimlere bakacak olursak analistler arasında zirvenin faydalı olduğuna, ABD – Rusya ilişkilerinin radikal bir değişim geçirmeyeceğine, çatışmaların hassas konularda devam edeceğine ama birtakım önemli konularda -özellikle güvenlik ve diplomasi alanında- iş birliğine gidileceğine dair yorumlar yapılıyor. Yine de birçok kişi ABD – Rusya arasında somut gelişmelerin 6-12 ay arasında gerçekleşebileceğini belirtiyor. Üçüncü bir nokta olarak ise ABD’nin artık Rusya’yı iç meselesi olmaktan çıkarıp tekrar dış politika unsuru olarak görme eğilimi. Bu da ABD’nin odak alanını Rusya’dan Çin’e kaydırması anlamına geldiği için hiç de zayıf bir seçenek değil.

Putin’in ifadesine göre görüşmede Ukrayna’nın NATO üyeliğine dair neredeyse hiçbir şey konuşulmadı ve Putin bu konu hakkında “Tartışılacak bir şey yok.” dedi.

Ukrayna konusunda ise Zelenskiy’in geçtiğimiz günkü NATO liderlerinin “Ukrayna’nın bir gün birliğin parçası olacağını” teyit ettiklerine dair beyanı yeni tartışmaları başlatmıştı. Putin’in ifadesine göre görüşmede Ukrayna’nın NATO üyeliğine dair neredeyse hiçbir şey konuşulmadı ve Putin bu konu hakkında “Tartışılacak bir şey yok.” dedi. Biden’ın da aksini iddia etmemesi sebebiyle analistler Minsk Anlaşması üzerinden ABD’nin de mevcut durumu korumak veya en azından yeni bir krizin önüne geçmek amacıyla macera aramamak konusunda Rusya ile anlaştığını/fikir birliğine vardığını belirtiyor.

Yazıma, Putin’in basın toplantısında “ABD ile ilişkilerin yeni bir seviyeye çıkıp çıkmadığına” ilişkin soruya Tolstoy’dan (aslında Bunin’in Tolstoy’un Kurtuluşu kitabında yer alan bir ifadeyi) alıntılayarak son vermek istiyorum. Çünkü bu cümle Rusya’nın -en azından mevcut Kremlin yönetiminin- duruma nasıl baktığını oldukça güzel özetliyor: “Hayatta mutluluk yoktur, sadece mutluluğun kıvılcımları -ufukta belirip kaybolan- vardır, onları besleyin.”[3]


Deniz Tunç Kalyoncu

1996’da Bişkek’te doğdu. 2020’de İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümünden mezun oldu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde lisans eğitimi almaya devam etmektedir.

Tarih ve hukuk alanlarında çalışmalar yapmakta olup Gergedan Dergi’de Sovyetler Birliği ve Rusya üzerine yazılar yazmaktadır.


[1]“Putin says relations with U.S. at lowest point in years”, https://www.reuters.com/world/europe/putin-says-relations-with-us-lowest-point-years-2021-06-11/

[2] Oğul Tuna, “Yeni Soğuk Savaş’ın ilk zirvesi: Biden ve Putin Cenevre’de”, https://www.indyturk.com/node/373831/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/yeni-so%C4%9Fuk-sava%C5%9F%C4%B1n-ilk-zirvesi-biden-ve-putin-cenevrede

[3] “Пресс-конференция по итогам российско-американских переговоров”, http://kremlin.ru/events/president/news/65870

(Visited 122 times, 1 visits today)
Close