Written by 00:00 Genel

İran Cumhurbaşkanlığı Seçimi Arifesinde: Seçim Sistemi ve Aday Profilleri

Savash Porgham yazdı.

İran, 18 Haziran’da yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ciddi tartışmalarla karşı karşıya çünkü yine müesses nizam eliyle adeta göstere göstere yapılan bir seçim mühendisliği söz konusu. Seçimlerdeki adayların kimlerden oluşacağını belirlemekle yükümlü olan Anayasayı Koruyucular Konseyi (Şura-i Negahban), Anayasa’ya ve Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunu’na aykırı olarak önce adaylık şartlarını sınırlayan bir genelge yayınlayıp kendine kanun koyucu vasfı biçti. Sonrasında ise aday olan 592 kişiden sadece 40’ının adaylıklarını incelemeye aldı ve nihayetinde sadece 7 kişinin cumhurbaşkanlığı adaylığını onayladı. Tamamı İran devletinin önemli makamlarında bulunmuş asker ve sivillerden oluşan kişilerin profiline bakıldığında; 20’sinin muhafazakâr, 13’ünün reformist, 6’sının mutedil/orta yolcu ve 11’inin asker olduğu görülüyor. Adaylığı onaylananlardan 5’i radikal muhafazakâr ve 2’si ise çok düşük profilli reformistlerden oluşuyor.

İran’da seçimler düzenlense de özgür bir seçim yapısından söz edilemez.

Seçim sistemi zaten en baştan ülke nüfusunun büyük bir kısmını elemek üzere tasarlanmış durumda çünkü kadınlar cumhurbaşkanlığına aday olamıyorlar. Benzer şekilde, Şii mezhebine mensup olmayanlar ve Müslüman olmayanlar da aday olamıyorlar. İran hem anayasal yönetim biçimi hem de seçim yasaları bağlamında kendine has özelliklere ve karmaşık bir yapıya sahip. Ülkenin en büyük yönetim paradokslarından biri seçilmiş cumhurbaşkanının üzerinde ömür boyu atanmış bir Dini Rehber’in bulunması. İran, İslami bir cumhuriyet ve belirli periyotlarda seçimlere gidiyor ancak “İran’da düzenlenen seçimler ne kadar özgür?” sorusunun cevabı net: İran’da seçimler düzenlense de özgür bir seçim yapısından söz edilemez. İran’ın neden özgür bir seçim sistemine sahip olmadığını anlayabilmek için anayasal yönetim yapısına bakmak gerek.

Velayet-i Fakih Makamı (Dini Rehberlik)

Velayet-i Fakih makamı İran’ın en temel ve en üst yönetim merciidir. İran Anayasası’na göre, Şiilerin 12. İmamı Mehdi’nin zuhur etmediği süre içerisinde İran’da onun temsilcisi ve onun adına yönetim yetkisi Veli-i Fakih’in (Dini Rehber) sorumluluğundadır. Bu kurumun ismi dini rehberlik olsa da aslında İran’daki her konuda ilk ve son sözü söyleyen kişidir ve seçilmiş cumhurbaşkanının, yasama ve yargı erkinin üstünde tek karar merciidir. Dini rehberliğin bazı anayasal görevlerine baktığımızda konu daha anlaşılır bir hale gelecektir:

  • İran’ın siyasetini belirlemek
  • Siyasi işleyişi denetlemek
  • Referandum emri vermek
  • Tüm silahlı kuvvetlerin başkomutanı olmak
  • Savaş ve barış ilan etmek
  • İran Yargı Erki Başkanını atamak ve azletmek, Devrim Muhafızları ve İran Ordusu Komutanlarını atamak ve azletmek, Genelkurmay Başkanını atamak ve azletmek, üst düzey askeri ve güvenlik komutanlarını atamak ve azletmek, İran Devlet Radyo ve Televizyonu Başkanını atamak ve azletmek, Koruyucular Konseyi’nin 6 Ayetullah üyesini atamak ve azletmek
  • Cumhurbaşkanını seçildikten sonra onaylamak ve uygun gördüğünde azletmek
  • Genel af ilan etmek
  • Yasama, Yürütme ve Yargı arasındaki ilişkileri düzenlemek

Dini Rehber Ayetullah Hameneyi kendisinin seçimlerde sadece bir oyu olduğunu söylese de özellikle 6 üyesini direkt olarak atadığı Anayasayı Koruyucular Konseyi üzerinden seçimlere etki ediyor ve seçime girecek adayları belirleyebiliyor.

Bu görevlere bakıldığında bugün İran’ın Dini Rehberi olan Ayetullah Hameneyi, ülkenin yasama, yürütme ve yargısı üzerinde “ömür boyu atanmış” tek hâkim güçtür. Uzmanlar Meclisi isimli kurumun yetkisi Dini Rehberi denetlemek ve azletmek olsa da kırk yıllık süreçte yapının tamamı Dini Rehberin denetim ve kontrolü altına girmiş durumda. Dini Rehber Ayetullah Hameneyi kendisinin seçimlerde sadece bir oyu olduğunu söylese de özellikle 6 üyesini direkt olarak atadığı Anayasayı Koruyucular Konseyi üzerinden seçimlere etki ediyor ve seçime girecek adayları belirleyebiliyor. Bunun en bariz örneği 18 Haziran’da yapılacak olan seçimde Hameneyi’nin istemediği tüm kişilerin cumhurbaşkanı adayı olmasının Koruyucular Konseyi marifetiyle engellemiş olmasıdır.

Adaylığı reddedilen isimlere ve yaptıkları görevlere bakıldığında ise İran’ın farklı devlet kanatlarının büyük bir savaş içerisinde olduğu gün yüzüne çıkıyor.

Rehber Ayetullah Hameneyi’nin tasarladığı aday profiline bakıldığında, müesses nizamın tek amacının Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi’nin seçilmesi olduğu anlaşılıyor. Adaylığı reddedilen isimlere ve yaptıkları görevlere bakıldığında ise İran’ın farklı devlet kanatlarının büyük bir savaş içerisinde olduğu gün yüzüne çıkıyor. Reformistlerin desteğini alabilecek en önemli adaylardan biri olarak lanse edilen, Ulusal Güvenlik Yüksek Kurulu Sekreterliği yapmış, Kültür Bakanlığı ve İran Devlet Radyo ve Televizyonu Başkanlığı yapmış, 12 yıl meclis başkanlığı yapmış ve Devrim Muhafızları kökenli olan Ali Larijani’nin adaylığının reddedilmiş olması şüphesiz tartışılan en başat konulardan biri. Ali Larijani ve aile fertleri her zaman Rehber Ayetullah Hameneyi’ye en yakın isimlerin başında geldiler. İran’ın en üst hukuki uyuşmazlık çözüm makamı olan Düzenin Yararını Teşhis Konseyi üyesi de olan Ali Larijani, daha geçtiğimiz aylarda İran ile Çin arasında varılan 25 yıllık anlaşmanın mimarıydı ve Ayetullah Hameneyi’nin yüksek temsilcisi olarak bu anlaşmayı kotaran kişiydi.

Öte taraftan bir zamanlar Ayetullah Hameneyi’nin gözdesi olan ve sekiz yıl cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Mahmud Ahmedinejad, adaylığı onaylanmayan bir diğer isim. Özellikle son on yıllık süreçte düzenin en sert muhaliflerinden biri haline gelen Ahmedinejad, adaylığının onaylanmamasıyla birlikte seçimleri boykot etti ve taraftarlarından seçime katılmamalarını istedi.

Adaylıkları onaylanmayan en önemli isimlerden bazıları ise şöyle: Şu an İran’ın Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı olan İshak Cihangiri, Devrim sonrası İran istihbaratının kurucularından ve şu an İran’ın Çalışma Bakanı olan Muhammed Şeriatmedari, İran Meclis Başkan Vekili ve Tebriz Milletvekili Mesut Pezeşkian, İran İslam Devrimi’nin en önemli kurucu babalarından olan Ali Ekber Haşimi Rafsencani’nin oğlu Muhsin Haşimi Rafsancani, Devrim Muhafızları’nın son dönemdeki en tartışmalı genç generallerinden Sait Muhammed, İran Devlet Radyo ve Televizyonu Eski Başkanı İzzettullah Zergami, Şehircilik Eski Bakanı Abbas Ahundi, Ayetullah Hameneyi’nin askeri başdanışmanı General Hüseyin Dehgan, İran İslam rejiminin teorisyenlerinden Ayetullah Mutahhari’nin oğlu olan eski Meclis Başkan Vekili Ali Mutahhari…

Koruyucular Konseyi (Şura-i Negahban)

İran’daki seçimlerin tüm denetimi 16 maddelik bir kanunun tanıdığı geniş yetkilerle Anayasayı Koruyucular Konseyi’ne verilmiştir. Koruyucular Konseyi İran devletinin en önemli anayasal kurumlarından biridir. Mecliste çıkan tüm kanunlar Koruyucular Konseyi’nin dini ve hukuki denetiminden geçmeden yürürlüğe giremez ve Konsey’in kanunları onaylaması gerekir. Öte taraftan seçimlerde aday olan her kişinin seçilme şartlarına sahip olduğu (Salahiyet) Koruyucular Konseyi tarafından onaylanmalıdır. Konsey tarafından reddedilen hiç kimse seçimlere katılamaz.

Koruyucular Konseyi veya Anayasayı Koruma Konseyi 12 üyeden oluşur. Bu üyelerden 6’sı fakihlerden (Ayetullah) oluşur ve direkt olarak Dini Rehber Ayetullah Hameneyi tarafından atanır. Diğer 6 üye ise hukukçulardan oluşur ve Yargı Erki Başkanı’nın önerdiği isimler arasından Meclis tarafından seçilir.

Burada “Dini Rehber Meclis tarafından seçilen Koruyucular Konseyi üyelerine müdahale etmiyor” savı öne sürülebilir. Ancak dikkat edilmesi gereken konu şudur: Meclis’teki milletvekilleri seçilmeden önce salahiyetleri (seçilme yeterlilikleri) Koruyucular Konseyi tarafından onaylanmış kişilerden oluşuyor ve hepsi Dini Rehberliğe bağlılığı onaylanmış kişiler. Ayrıca Koruyucular Konseyi’nin hukukçu üyelerini de Dini Rehberin direkt olarak atadığı Yargı Erki Başkanı Meclis’e öneriyor. Böylelikle Koruyucular Konseyi’nin 6 dini üyesi direkt olarak, 6 hukukçu üyesi de dolaylı olarak Dini Rehber tarafından atanmış oluyor.

Koruyucular Konseyi üzerinden muhalif olanlar elenir ve adaylıkları reddedilir. Bu da İran’da özgür bir aday olma sürecinin yaşanmadığını, dolayısıyla özgür bir seçimin olmadığını gösteriyor.

Durum biraz karışık gelebilir ama özetlersek eğer; İran’da seçimlere katılmak isteyen kişilerin İçişleri Bakanlığı’na yaptıkları başvurular Koruyucular Konseyi tarafından incelenir ve düzenin amaçlarına uymayan hiç kimsenin seçime girme yeterliliği onaylanmaz. Koruyucular Konseyi üzerinden muhalif olanlar elenir ve adaylıkları reddedilir. Bu da İran’da özgür bir aday olma sürecinin yaşanmadığını, dolayısıyla özgür bir seçimin olmadığını gösteriyor. Yani sistem sadece “kendi reformisti” ve “kendi muhafazakârı” olanları halkın önüne sunuyor ve dayatıyor.

İran’daki seçim sistemi incelendiğinde; hem adaylık sürecinde hem de adaylıktan sonraki süreçte sistemin sıkı bir denetim uyguladığı görünüyor. Düzene ve Dini Rehberliğe tam bağlılık temel kıstas ve adaylar hem polis hem de istihbarat tarafından araştırılıyor. Bu raporlar üzerinden de Koruyucular Konseyi kimlerin seçime girip kimlerin seçime giremeyeceğine karar veriyor. Yani ne seçme ne de seçilme özgürlüğünden söz etmek mümkün. Tüm seçim sistemi ve nihai adaylıklar faklı aparatlar ve kurumlar vasıtasıyla direkt Dini Rehber Ayetullah Hameneyi’nin iradesine göre şekilleniyor. Adaylığı onaylanan 7 isim değerlendirildiğinde, tamamının Ayetullah Hameneyi’ye mutlak bağlı isimlerden oluştuğu görülüyor: İbrahim Reisi (Yargı Erki Başkanı), Sait Celili (Eski Nükleer Başmüzakerecisi), Muhsin Rızai (Eski Devrim Muhafızları Başkomutanı), Amir Hüseyin Gazizade Haşimi (Meclis Başkanvekili), Abdülnasır Himmeti (İran Merkez Bankası Başkanı), Ali Rıza Zakani (İran Meclisi Araştırma Merkezi Başkanı) ve Muhsin Mehralizade (Eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı)

İbrahim Reisi’nin isminin Ayetullah Hameneyi sonrasındaki en güçlü Rehber adayı olarak da geçiyor olması elbette tesadüf değil.

Burada odaklanılması gereken tek aday şu an Yargı Erki Başkanı olan İbrahim Reisi’dir çünkü adaylıkların tamamı sadece O’nun kazanabilmesi için tasarlanmış durumda. İlerleyen günlerde bazı adayların Reisi lehine yarıştan çekileceğine şahit olacağız. İbrahim Reisi’nin isminin Ayetullah Hameneyi sonrasındaki en güçlü Rehber adayı olarak da geçiyor olması elbette tesadüf değil. İbrahim Reisi’nin Yargı Erki Başkanlığı’na atanması ve ardından rakip devlet kanatlarına yönelik geniş yolsuzluk operasyonları başlatılması da imaj düzeltme çalışmasının bir parçasıydı. İbrahim Reisi 1988’de cezaevlerindeki binlerce muhalifin idamını İmam Humeyni’nin emriyle onaylayan dört kişilik “Ölüm Konseyi” veya “İdam Konseyi” üyelerinden biriydi. İdam edilen muhaliflerin bazılarının cezası bitmiş veya bitmek üzereydi ve pek çoğu da önceden idam cezasına çarptırılmamış kişilerdi. İran ile Irak arasında ateşkes anlaşması sonrasında Halkın Mücahitleri Örgütü’nün Sonsuz Doğuş (Tolou-e Cavidan) adını verdikleri operasyonla İran topraklarına girmesi ve İran’ın Mirsad Operasyonu (Mersad) karşılık vermesinden sonra bu geniş idamlar yaşanmıştır.

İbrahim Reisi, yaptıklarından dolayı 2011’de Avrupa Birliği’nin ve 2019’da Amerika’nın ambargo listesine alındı. İbrahim Reisi seçilirse İran’dan pek çıkamayan bir cumhurbaşkanı göreceğiz.

O dönem İmam Humeyni’nin vekili ve İran’ın en güçlü isimlerinden olan Ayetullah Hüseyin Ali Muntazeri, verilen idam kararlarından dolayı İbrahim Reisi’nin yüzüne “sizler tarihin yazacağı en büyük caniler arasında olacaksınız” demişti. Öte taraftan İbrahim Reisi, yaptıklarından dolayı 2011’de Avrupa Birliği’nin ve 2019’da Amerika’nın ambargo listesine alındı. Bu noktada en büyük tartışmalardan biri de İbrahim Reisi’nin İran’ın cumhurbaşkanı olarak seçilmesi halinde Avrupa ve Amerika’daki uluslararası toplantı ve ziyaretlere nasıl gideceği meselesi. Bu ihtimal gerçekleşir ve İbrahim Reisi seçilirse İran’dan pek çıkamayan bir cumhurbaşkanı göreceğiz.

Böylesi bir aday profilinin ortaya çıkması İran devletinin farklı pek çok kanadından temsilcinin de aleni tepkisini çekmiş durumda. İran Reform Cephesi( Cepheye Eslahat) bir bildiri yayınlayarak adayların kasıtlı bir şekilde elenmesine sert tepki gösterdi. İran Cumhurbaşkanı Ruhani, bu durumun tehlikeli olduğunu söyleyip Ayetullah Hameneyi’ye müdahale etmesi için bir mektup yazdı. İran İslam Devrimi Lideri İmam Humeyni’nin torunu Hasan Humeyni, onaylanan adayların yerinde olsa seçimlerden çekileceğini ve bu adayların ülke için bir fayda getirmeyeceğini söyledi. İran Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, İran’ın cumhuriyet yönünün örselendiğini ve farklı cenahların adaylarının reddedilmesiyle birlikte halkın seçimlere katılımının düşük olacağını söyledi.

Geçtiğimiz yıl yapılan meclis seçimlerinde İran rejimi tarihi bir darbe yemiş ve katılım oranı sadece %42’de kalmıştı.

Geçtiğimiz yıl yapılan meclis seçimlerinde İran rejimi tarihi bir darbe yemiş ve katılım oranı sadece %42’de (25.5 milyon seçmen sandığa gitti) kalmıştı. Son dönemde İran’daki ekonomik temelli halk ayaklanmalarına, koronavirüs salgınının yarattığı derin toplumsal ve ekonomik darboğaza bakacak olursak rejimin işinin eskisi kadar kolay olmayacağı aşikâr. Şu an sistemin en büyük korkusu seçimlere katılım oranının düşük olması. Eğer katılım düşük olursa rejim ciddi bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya kalacaktır ve zaten tam olarak bastırılamayan eylemlerin yeniden patlak verme ihtimali güçlenecektir. İran polisinin seçime katılımı etkileyecek paylaşım ve telkinlerde bulunanlara suçlu muamelesi yapacağını duyurması da bu bağlamda manidar. Hem İran’ın içinde hem de diasporasında böylesi bir seçim sisteminde oy verip verilmemesi tartışılıyor ve oy kullanmanın rejime meşruiyet kazandırmaktan başka bir işe yaramadığı dile getiriliyor.

İran’ın artık reformlarla düzeltilmesinin mümkün olmadığına inanan önemli bir kesimin “ne reformist, ne muhafazakar; artık bitti macera” sloganları da göz önünde bulundurulduğunda, böylesi adaylarla İran’ın bugünkü darboğazdan kurtulması pek mümkün gözükmüyor. 18 Haziran’daki seçimler bu bağlamda önemli ve dikkatle izlenmesi gerekiyor; çünkü İran rejiminin geleceğine dair önemli işaretleri beraberinde getirecek.

(Visited 259 times, 1 visits today)
Close