Written by 11:12 Makaleler

Mısır: Devrimin 8. Yıldönümüne Doğru

Ekin Bayur yazdı…

Geleceği öngörülemeyen, gerçekleştiğinde ise hayretle, belki heyecanla seyredilen ayaklanmaların en büyüklerinden biri Mısır’da yaşandı. Mısır’da halk, 2010 yılında milletvekili seçimleri sonuçlarının belli olmasından sadece iki ay sonra sokaklara çıktı. 25 Ocak 2011’de başlayan protestolar, 11 Şubat’ta Mübarek’in istifasıyla amacına kısmen ulaştı. 

Geçiş sürecinin sonunda 30 Haziran 2012’de gerçekleşen çok partili cumhurbaşkanlığı seçiminden zaferle çıkan Müslüman Kardeşler adayı Mursi ise sadece 1 yıl sonra, 3 Temmuz 2013’te, General Sisi liderliğinde yapılan askeri darbe sonrası görevinden alındı. 2013’ten bu yana Mısır, Cumhurbaşkanı Sisi tarafından yönetilmekte.

Üzerine birçok makale yazılmış bir konu olmasına rağmen Mısır’ın “demokrasi ile imtihanı”nın başarısının ve başarısızlığının nedenleri ve hatta başarılı olup olmadığı hala tartışılıyor. Kesin bir sonuca varmak ise oldukça zor. Ancak tarihiyle, toplumuyla, siyasi kültürü ve geçmişiyle Mısır’ı incelemenin en azından bir perspektif sağlayacağı da aşikar. Bu sebeple bu yazı dizisiyle Mısır’ın siyasi tarihinden, toplumundan, dinin bu üçgende nerede konumlandığından, Müslüman Kardeşler’den ve elbette 2011 ayaklanmalarının sebepleri ve sonuçlarından bahsedeceğim.

Her ne kadar 2010 yılında Ortadoğu’da başlayan ayaklanmaların çoğu amacına ulaşamamış hatta Suriye’de başlayan ayaklanma tüm dünyayı dolaylı yoldan etkileyen bir savaşa dönüşmüş olsa da etkileri açısından baktığımızda, her birinin toplumu geri dönülemez şekilde değiştirdiği görülüyor. Bu değişime 2013 yılında Türkiye’de gerçekleşen Gezi protestolarının Türkiye muhalefetinin yöntemi ile ideolojik duruşunu ve genel “apolitik gençlik” algısını değiştirmesini de dahil edebiliriz. En nihayetinde bu toplumsal protestoların her biri, hedef aldığı hükümeti değiştirmese dahi hükümetle muhalefet ilişkilerini radikal bir şekilde değiştirdi.

Bu konuyu Mısır özelinde ele aldığımız takdirde, 2011’de demokrasi ve özgürlük amacıyla sokağa dökülen Mısır halkı, iki yıl içinde hem bir otokratı devirdi hem gerçek anlamda ilk demokratik seçimini yaptı (tecrübe etti) hem de bir askeri darbe yaşadı. Otokrat liderlerin ve sistemlerin değişmesinin ne kadar zor olduğunu ve bunun aslında bir “devrim” niteliği taşıdığını tahmin etmek zor değil. Ancak Mısır gerçekten bunu başardı mı? Şu an baktığımızda evet demek pek mümkün görünmüyor. Ancak Mısır hükümetinin değişmesinin yanı sıra, günümüz Mısır hükümetinin toplumsal ve siyasal muhalefetle ilişkisi de oldukça değişti.

Bütün bunların ayrıntılı bir analizine başlamak adına; bir sonraki yazıda Mısır’ın Osmanlı ve İngiliz kolonisi olduğu dönemlerden, bağımsızlığını nasıl ilan ettiğinden ve 1953’te başlayan ve 2011’de sekteye uğrayan otoriter rejimden bahsedeceğim.

(Visited 175 times, 1 visits today)
Close